SPONSOR ARANIYOR !!!

Merhaba sevgili okurlar;

 
Blog sayfamızı uzun zamandır güncelleyemiyoruz. Neden derseniz ?
 
Devlet bugun hizmetlisine (hademe-vasıfsız işçi) 1.250 TL maaşı layık görürken özel sektörde çalışan bizler adaletsiz ücretlendirme  nedeniyle bırakın bu parayı almayı , 3 yıldır tek kuruş zam dahi almıyoruz.  Ağırlaşan geçim şartları sebebiyle sitemizin tüm çalışmaları durmuştur.
 
Tamamen kişisel gayretlerle ayakta durmaya çalışan mütevazi blog sayfamızın güncel yazılarla yayın hayatına devam edebilmesi için CİDDİ SPONSORLAR ARIYORUZ...
 
Sitemizi beğeniyor ve emeklerimize saygı duyuyorsanız ; 
LÜTFEN SİTEMİZE DESTEK VERİN ...
 
Saygılarımla
 
secretsportal@hotmail.com

RAEILAN - RAEL - RAELYAN TARİKATI ŞİFRESİ

- 01.07.2009 - çarşamba - son güncelleme

RAEILAN - RAEL  - RAELYAN TARİKATI ŞİFRESİ
UFO DİNİ KURUCUSU CLAUDE VORILHON' UN SIRRI

AKLANMA ;

Blogumdaki bazı yazıların ve fikirlerin bu tarikatın söylemleriyle ve öngörüleriyle yakınlık göstermesi tamamen tesadüftür. Böyle bir tarikatın varlığından ben de şu an haberdar oldum.

Biraz araştırdım ve sanki bu tarikatın bir üyesiymiş gibi yazılar yazdığımı farkettim. Şunu çok açık yürekle söyleyebilirim, bazı fikirlerimin bu yapılanmayla benzeşmesi beni oldukça rahatsız ve tedirgin etti. Rael tarikatı ile, gerek yüzyüze gerek uzaktan ya da dolaylı hiç bir bağım ve ilişkim yoktur. Yazılarım ve fikirlerim tamamen kendi şahsi birikim ve yorumlarımın sonucudur.

Gerçi beni kimse böyle bir ithamla suçlamadı ama sanki tarikatın sözcüsüymüşüm gibi algılanacak yazılarım olduğunun farkında olduğum için bu açıklamayı yapma gereği duydum. Zaman zaman bu tarz düşüncelere kapılmıyor değilim ama bunlar benim kendi gel gitlerim, kimsenin etkisine maruz kalmadan Mistisizm - İçe dönüş yolu ile yazıya döktüğüm varsayımlar. Tekrar söylüyorum RAEL veya RAELIAN (Raelyanlar ) tarikatı ile hiçbir etkileşimim veya bağım yoktur.

Şimdi sizleri çok önemli bir konuda uyarmak istiyorum;

2035 - Peygamberlerin Dönüşü iddiası;

Tarikatın israil'de ( ISRAEL  - RAEL BENZEŞMESİNE DİKKAT ) veya israil yakınlarında bir bölgede UFO şeklinde bir ileri elçilik kuracağı söyleniyor. Bu elçiliğin kuruluş amacı, 2035 yılına kadar dünyaya geri dönmesi beklenen Elohimlerin yani Dünya dışı varlıkların karşılanması ve onlara yeni kurulacak düzenin yönetimi için bu binada imkanlar sağlanması. Sadece bununla da kalmıyor,

Tarikat ; Elohimlerin dünyaya indiklerinde yanlarında Hz. İsa, Hz. Muhammed, Hz. Musa ve Buda' yı getireceklerini de söylüyor.

Bu söylem bir çok insanın aklını ilk bakışta çelebilir çünkü her cemaat kendi dini liderinin bir gün geri gelip idareyi almasını ister veya bekler, en azından ümit eder.

Ancak bu geliş dünya dışından ya da Tanrı kaynaklı değilse işte o zaman ortada sahneye konan çok tehlikeli bir oyun  - komplo olması ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Böyle bir dönüş insan eliyle Tıp alanında, bugünkü bilimsel ve teknolojik gelişmeyle mümkündür. Rael tarikatının insan klonlama - kopyalama ile ilgili çok gizli ciddi finansman ve çalışmalarının olduğu söyleniyor. Bahsi geçen dini liderlerin, kutsal emanetlerden ( sakal-ı şerif gibi ) elde edilen DNA'ları kullanılarak 2000 yılında klonlanmış olma ihtimali kuvvetle muhtemeldir. Peygamberlerin ortaya çıkma ve kemale - olgunluğa erme yaşlarının ortalama 35 yaş olduğunu düşünürsek, 2000 yılı civarında doğan bir insan yavrusunun olgunluk çağı da 2035 civarları olacaktır. Eğer ki RAEL tarikatı tarihimizdeki 4 büyük dini liderin DNA'larını ele geçirdiyse ve 2000 yılında klonlama yöntemiyle bu DNA'lardan insan yavruları elde ettiyse, Büyük ihtimalle şu an 9-10 yaşlarında olan Klonlar bir yerlerde gizlice beyinleri yıkanarak büyütülüyor ve 2035 yılında ortaya çıkacakları "BÜYÜK KOMPLO" için hazırlanıyor olmalı.

2035 yılının seçilmesinin nedeninin elde edilen klonların olgunluk çağına gelmelerini bekleme mecburiyetinden kaynaklanan bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Aslında imkansız diye birşey yoktur - Peygamberlerin bir gün geri döneceği varsayımı  tüm toplumlarca bilinen ve beklenen bir durumdur. Ancak bunu insan eliyle gerçekleştirerek, milyarlarca insanı etki altında bırakıp yeryüzünde "GLOBAL KAOS" ortamı yaratmak ta mümkündür. Bu komplo ihtimalinin milyonda hatta milyarda bir dahi olsa değerlendirilip  - dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

Tüm istihbarat birimlerini böyle bir komplo üzerinde çalışıp  - çalışılmadığı konusunda küresel çapta bir araştırmaya davet ediyorum !!!

RAELIAN OFFICIAL PAGE 1

RAELIAN OFFICIAL PAGE 2

RAELIAN UZAYLILARDAN MESAJ KİTAPLARI ( EBOOK  - PDF )

ÖNEMLİ NOT : 02.07.2009 saat 11:40 , birinci kitabı okumayı az önce bitirdim, genelde güzel şeyler yazmakla beraber her nedense bölüm sonunda tarikatın menfaatleri için yönlendirmeler yapılmış. Herşey çok güzel izah edilirken bir anda şöyle yapın, böyle yapın aman haa !!! gibi bir ağız değişikliğine gidilmiş.
Ortaya sunulan teoriler akılcı varsayımlar olmakla beraber bölüm sonunda tarikat menfaatleri için araya sokuşturulan istekler hemen göze batıp sırıtıyor. Çok güzel kotarılmış söylemlerle insanları etkiledikten sonra kazanılan sevgi ve saygıyı kullanarak , artık kişi çantada keklik olarak görülüp hemen cebindeki parasını almaya yönelik ifadeler var kitap içerisinde.  Şunu da belirteyim bu zaten pazarlamanın temel kuralıdır. Yani şöyle ki ; pazarlamacı müşterisinin dikkatini dağıtıp yeterli ilgiyi ve güveni sağladıktan sonra lafı uzatmadan sadede gelir ve para  - alışveriş, satış işlemini gerçekleştirir....Bu kitapta da aynen bu yöntem uygulanmış..Tam bir pazarlama örneği hem de kusursuz... :)

Kişisel kanaatim , Eğer ki bir gün Dünya Dışı Varlıklar ki bunlar gerçekten Bizi yaratan atalarımız olabilir ( Tanrının varlığını kabul ederek ve onu yine tüm bunlardan ayrı tutarak söylüyorum) aramıza gelmeyi düşünürlerse , bunu bir dağın  tepesine konarak değil, şu an dünyada öne çıkan süper güçlerin devlet başkanlarıyla buluşarak yapacaklardır. Evrenin neresinde olursa olsun protokol ve bürokrasi değerinden ve gerekliliğinden hiçbir şey kaybetmez. Dünya dışı üstün bir medeniyetin yöneticileri veya elçileri , seninle benimle irtibata geçerek vakit kaybedecek kadar gerzek olamazlar... Daha baştan onların ne kadar üstün bir ırk olduğunu kabul edip , sonra da onlardan böyle gerzekçe bir hareket beklemek dingillikdir...

02.07.2009 saat 13:06 ikinci kitabı da gözden geçirdim ve tahmin ettiğim gibi ikinci kitapla birlikte  Claude Vorilhon tamamen sapıtarak peygamberliğini ilan ediyor ve kitabın sonunda bana yıllık kazancınızın yüzde birini verin şeklinde bir söylemle adeta dileniyor. Ben dünya tarihinde hiç kimseyi tanımıyorum ki hem dilenci hem peygamber olsun !!!

AŞAĞIDA BU TARİKAT HAKKINDA AYRINTILI AÇIKLAMALARI OKUYABİLİRSİNİZ...

RAEL: Sınırsız seks ve uzay tarikatı

Rael tarikatı, insanları yaratan uzaylıların 2035'de dünyaya geleceğini de savunuyor.
13 Aralık 1973'de henüz 28 yaşında genç bir rallici olan Claude Vorilhon gezmek için Fransa'nın Clermont Ferrand yakınlarındaki sönmüş Auvergne Yanardağı'na gider.

Birden bire parlak ışıklar saçan bir UFO, 10 metre yakınına iner ve içinden badem gözlü, uzun saçlı, kısa ve siyah sakallı bir uzaylı çıkar. Vorilhon'u uçan daireye bindirir.

Adının Elohim olduğunu söyleyen uzaylı, Vorilhon'a "İnsanlara sizin ve bizim ne olduğumuz gerçeğini söyleyeceksin" der. Şaşıran Vorilhon neden kendisinin seçildiğini sorar.

Onlar da şu ilginç yanıtı verir: "Fransa, demokrasinin doğduğu ve bütün dünyaca hür bir ülke olduğu unvanına sahiptir. Ayrıca, zeki ve her şeye açık bir bellekle bakan birine ihtiyacımız vardı. Her şeyden önemlisi de hür düşünceli ve dine karşı olmayan birini istiyorduk. Yahudi bir babadan ve Katolik bir anneden doğduğun için senin, dünya tarihinin iki önemli insan grubu arasında önemli bir bağ olduğunun kararına vardık. Bu nedenle seni seçtik."

HER ŞEYE İZİN VERİLMELİ

Vorilhon ertesi gün yine aynı yere gelir. Bu sefer uzaylılar ona seçilmiş bir insan olarak neler yapması gerektiğini söyler. Rael tarikatı, uzaylıların insanları yarattığına inanan,
2000'li yılların başında Clonaid adlı şirket aracılığıyla insan klonladıklarını iddia eden, grup seks ayinleriyle gündeme gelen bir oluşum. İki yıl önce lüks bir oteldeki seks ayini görüntüleriyle gündeme gelen tarikatın lideri Claude Vorilhon, 'dinlerine' ait kuralları yazdığı kitabında ilginç emirler veriyor: "Biriyle veya birkaç kişiyle ne cinsiyette olursa olsunlar, şehvani veya cinsi deneyim etme arzusunu duyarsan, ötekiler razı oldukça, istediğin gibi davranabilirsin. Vücudunu ve böylece zihnini uyandırmak yolunda her şeye izin verilmektedir."

75 BİN KADAR ÜYESİ VAR
Bugün 84 ülkede örgütlü 75 bin civarında üyesi bulunduğu tahmin edilen, dünyanın en sapkın tarikatı Rael'in lideri Claude Vorilhon, "Uzaylıların Verdiği Mesaj" kitabında
müritlerine uzaylıların verdiği mesajları birbirinden çılgın emirler halinde sıralıyor. Kendisinin "Allah'sız bir dinin kurucusu" olduğunu söyleyip, dinlere, evliliğe, askerliğe karşı çıkıyor, sınırsız seksin gerekliliğini anlatıyor. Uzaylılar tarafından "haberci" anlamına gelen "Rael" unvanını aldığını söyleyen Vorilhon, en geç 2035 yılında gerçekte insanları yarattığını öne sürdüğü uzaylıların dünyaya hâkim olacağını iddia ediyor. Bu tarihe kadar tarikatının bir elçilik binası yapması gerektiğini savunuyor. Uzaylılar ona uçan daire şeklindeki elçilik binasını öncelikle İsrail'de kurması gerektiğini söylemişler. Eğer İsrail reddederse uzaylıların geleceği ve dünyayı yöneteceği elçilik binası Filistin, Mısır ya da Türkiye gibi İsrail'e yakın bir ülkede kurulacakmış!

HEDEFTE TÜRKİYE VAR
Müritlerinin kendisine "dinlerin dininin peygamberi" diye inandığı Vorilhon'un emirleri doğrultusunda Rael tarikatı Türkiye'yi kendisine hedef seçti. İlk olarak 2004 yılında
Taksim'de beş yıldızlı bir otelde ilk toplantılarını gerçekleştiren tarikatın Türkiye liderliğine de Suat Sular adında farmakolog olduğunu söyleyen, 22 dil bildiğini iddia eden, tıpkı tarikatın lideri gibi eski rallici olan biri atandı. 61 yaşındaki Suat Sular, Endonezya'da Java Adası'nda bir dönem uzaylılarla randevulaşıp görüşme yapacağını da öne sürmüştü. Sular, o tarihte tarikatın Türkiye'ye gelişini uzaylıların Fırat havzasına olan ilgileriyle açıklamıştı. Tarikatın Ortadoğu Temsilcisi Leon Mellul ve ekibinin de katıldığı toplantılara Türklerin katılımı sağlanmaya çalışıldı. Rael tarikatı, 2004 yılında ortaya çıkan skandal görüntülerle Türkiye'de zor günler yaşamaya başladı. Çünkü uzay ve seks tarikatı Rael üyeleri müzik eşliğinde soyunuyor, öpüşüyorlar, tarikatın bir ritüeli olan "seks ayinini" gerçekleştiriyorlardı. O tarihten itibaren tarikat faaliyetlerini daha bir gizli yapma yolunu seçti. Çünkü gerek Türk devletinden, gerekse de toplumdan büyük tepki görmüşlerdi. Bugün Rael tarikatıyla artık bir ilişkisi kalmadığını söyleyen Suat Sular, o dönem içinde yasal soruşturma geçirip yargılandığını söylüyor. Hatta kendisinin de aktif biçimde içinde yer alarak Rael tarikatına darbe vurulduğunu savunuyor. Ancak Sular, o dönem tarikatın amaçları ve çalışmalarıyla ilgili verdiği bilgilerin aksine, Rael içinde Türk olmadığını iddia ediyor bugün. Daha iki yıl önce yapılan toplantılara katılan ne kimseyi hatırlıyor, ne de bilgisini veriyor. Ancak Rael tarikatı liderinin yazdığı, tarikatın üyelerince dağıtılan kitapta "Türkiye Raelien Hareketi" adlı bölümdeki adres Suat Sular'a ait.

'SADECE TERCÜME ETTİM'
SABAH'ın sorularını yanıtlayan Suat Sular, tarikatla ilgili çarpıcı iddialarda bulunuyor: "Ben onların kitaplarını tercüme ettim, paramı almak için birkaç kez merkezine gittim.

Ben bunlar düzgün bir kuruluşsa çalışayım dedim. Ama baktım ki bunlar düzgün insan değil. Abuk sabuk insanlar. Çok büyük bir sömürü var. Sizin çok paranız varsa, sizi göklere çıkarırlar, sonra paranızı alırlar, tekme vururlar." Sular, bugün Rael tarikatının Türkiye'de faaliyetleri olmadığını söylüyor ancak tarikatın resmi internet sitesinde Türkiye de örgütlenilen ülkeler arasında yer alıyor. Hatta tarikatın Türkçe resmi internet sitesi bile mevcut. Bu arada Suat Sular, tarikatla ilişkisinin yalnızca bir kitap çevirisinden ibaret olduğunu söylüyor ve ekliyor:. "Ben sadece onların kitaplarını tercüme ettim. Tercüme paralarımı bile vermediler. Onları dava edecektim." Hıristiyanlığın bittiğini savunan Rael lideri, İsrail ve Yahudilere karşı daha bir ılımlı. Çünkü Yahudilerin İsrail'e dönüşleriyle altın çağın başladığına inanıyor.

'YARATICI 2035'TE GELİYOR'
Uzaylıların bir gün geleceği ve kendisinden yapmalarını istediği elçilik binasını da zaten İsrail'de tasarlıyor. Ancak İsrail devleti 1990'lı yıların başından bu yana tarikatın bu
talebine olumsuz yanıt veriyor. Vorilhon uzaylıların bu duruma kızdıklarını şu sözleriyle anlatıyor: "Elçiliğimizin hükümetin vereceği bir toprak parçası üzerinde İsrail'de yapılmasını arzu ederiz, kabul etmezlerse başka ülkeye kurabilirsin ve İsrail'e elçimizi tanımadığı için yeni bir ceza verilecektir." Uzaylıların kendisine "Sen, dinlerin dini peygamberisin" dediğini öne süren Vorilhon'un tarikatında "şehvani eğitim" adı altında da kurallar bulunuyor. "Vücudundan veya çıplaklığından hiçbir zaman ayıplık duymayacaksın ki onlara verilen görünüşten utanç duyanlardan yaratıcılarımızı daha hiçbir şey gücendiremez" diyen tarikatın lideri, sınırları kaldırıp kadın üyelere evlenmeden çocuk yapmalarını öğütlüyor. Evliliği reddeden tarikat, üyelerine ülkelerinde askerlik yapmamaları emri de veriyor! Tarikatın lideri en geç 2035 yılında yaratıcı olarak kabul ettikleri Elohim'in dünyaya geleceğini ve beraberinde Musa, İsa, Buda ve İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed'i de getireceğini öne sürüyor.

Taksim'de seks ayini Liderliğini Claude Vorilhon'un yaptığı tarikatın aralarında Türklerin de bulunduğu müritlerinin, 2004'ün ekim ayında Taksim'de bir otelde yaptıkları 'ayin' görüntüleri, gündemi uzun süre meşgul etmişti.

Seks işçileri için organizasyon TARİKATIN "Rael's Girls" isimli bir organizasyonu daha bulunuyor. Açık alanlarda özellikle çıplak kadınların bir araya geldiği bu organizasyonlar seks işçisi kadınlara yönelik.

Bu organizasyonun amacı seks endüstrisinin bir parçası olmak isteyenlerin ön yargısız bir şekilde bu görüşlerini paylaşmasını sağlamak olarak açıklanıyor. Tarikat bu yapı için, "Bizim istediğimiz insanların seçtikleri hayattan dolayı suçluluk duymamalarını sağlamak. Tanrı yok, suçluluk yok. Biz macerayı, başarıyı, zevki, affediciliği, umudu, barışı tecrübe etmeye başkalarının bizi yargıladığı duygusunu yaşamadan tecrübe etmek istiyoruz" diyerek, seks endüstrisindeki kadınları bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Tarikat internet sitesinde, "Eğer bizler cinselliği sadece evlilik içinde sınırlandırırsak insanları farkındalıklarını sınırlar aynı zamanda gelişmelerini önleriz. Cinselliklerini özgürce yaşamak isteyenlere bu hak verilmeli ve insan vücudunun kirli sırları olmadığını anlatmalıyız" deniliyor. Burada yaptıkları propaganda ise, "Rael kızları ya seks işindeler ya da onları destekliyorlar. Bu işi yapanları ve bu işe para verip katılan kişileri de destekliyoruz. Ayrıca seks-shop, striptiz kulübü gibi yerleri de destekliyoruz" şeklinde.

Bebek klonladık dediler, gizlediler
RAEL tarikatının Clonaid adlı şirketi aracılığıyla gizli biçimde insan klonlama faaliyetleri yaptıkları iddiaları var. Şirketin başkanı Brigitte Boisselier 1993 yılında insan
klonlamak için araştırmalar yapmayı kabul ettiği ve Rael tarikatıyla ilişki içinde olduğu ortaya çıkınca 12 yıldır çalıştığı Air Liquide şirketinden atılmış. Daha sonra ABD'ye giden Boisselier burada da Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (American Food and Drug Administration -FDA) tarafından "tehlikeli" ilan edilmiş ve ABD topraklarında araştırma yapması yasaklanmış. Tarikat 26 Aralık 2002 günü klonlanan ilk bebeğin doğduğunu iddia etmişti. Kimliği açıklanmayan 30 yaşındaki bir kadının bağışladığı DNA'dan kopyalanıp aynı kadının doğurduğu bebeğe Havva adı konulmuştu. Bazı uzmanlar, doğan bebeğin klonlandığına dair hiçbir kanıt bulunmadığını savunmuştu. Tarikatın klonlama yapmak isteyenlerden ilk aşamada 200 bin dolar talep ettiği de biliniyor

Türkiye'de beş yıldır faaliyet halindeyiz
LEON Mellul Rael tarikatının Ortadoğu Temsilcisi. Türkiye'de Rael tarikatının faaliyetlerinin tepesindeki isim. İstanbul'da olaylı seks ayininde o da vardı. Bu toplantıları
yöneten isim olarak dikkat çekti. Mellul, SABAH'ın sorularını yanıtlayarak, Rael'in Türkiye planlarını anlattı. Mellul, televizyonlara yansıyan seks içerikli tarikatın ayin görüntüleriyle ilgili olarak "Star TV bizim toplantımıza felsefemizle ilgiliymiş gibi görünen bir ajan gönderdi. Bu genç kadının gizli bir kamerası vardı ve bazı şehvet uyandıran görüntülerin yer aldığı şovları kaydetti. Fakat bu hiçbir şekilde törensel ya da cinsellikle ilgili değildi. Biz onları Türk avukatımız aracılığıyla mahkemeye verdik. Hakaret ve küçük düşürmeden dolayı 5 bin YTL manevi tazminat istediğimiz davayı kaybettiler"dedi. Mellul, tarikatlarının cinsellikle ilgili yaklaşımına ilişkin de şunları söylüyor:

'SEKS MECBURİ DEĞİL'
"Raelianların cinselliğe bakışı şu şekildedir: Kimse kimseye ait değildir. Bu yetişkinlerin karşılıklı saygı çerçevesinde cinselliklerini paylaşabileceklerine karar verebilmeleri
anlamına geliyor. Fakat bu bir tercih bir mecburiyet değil hiç kimse için." Leon Mellul, Türkiye'de beş yıldır faaliyette olduklarını belirtirken, sözü Atatürk'e getirerek, "Atatürk'ün şerefine Türkiye'de ateizmi savunan bir ekip oluşturmak istiyoruz" açıklamasını yapıyor. Dünyayı yarattığına inandıkları uzaylı Elohim'in mesajlarını Türkiye'de de yayma isteklerini şöyle ifade ediyor: "Türkiye'deki etkinliklerimiz diğer bütün ülkelerde olduğu gibi Elohim'in mesajını yaymak ve bu konuda bilgi vermek. Elohim Müslümanlar için Allah anlamına gelen kelime olan Eloha'nın çoğul halidir ki bu da gökyüzünden gelenler anlamına gelir."

TÜRKİYE'DEN KORKUYOR
Türk üyelerinin isimlerini güvenlik gereği veremeyeceklerini kaydeden Leon Mellul, Türk üyelerinin gittikçe büyüdüğünü söylüyor. Mellul, "Türk insanları akıllı ve biz onlardan
büyük bir geri dönüş alıyoruz. Buradaki üyelerimiz her yerde olduğu gibi çoğalıyor" diye konuşuyor. Bu arada fotoğrafını almayı rica ettiğimiz Mellul, Türkiye'deki rejimin Müslüman olduğunu kendisinin ve Türk üyelerini bu nedenle korumak zorunda olduklarını öne sürüyor: "Size herhangi bir fotoğraf göndermesem daha iyi olur, çünkü orada Müslüman bir rejim var ve bunun benim için daha güvenli olduğunu düşünüyorum. Kendimi korumak istiyorum aynı zamanda oradaki grubumuzdaki insanları korumak  istiyorum."

 Google destek ( rael tarikatı , raelian tarikatı , raelyan tarikatı, ufo dini, claude vorilhon )

KUTSAL AHİT BOZULDU !!! ON EMİR - ON GÜNAH

- 29.06.2009 - pazartesi - son güncelleme

Kutsal Ahit Sandığı bulundu mu?
Dünyanın en büyük sırlarından birinin çözüldüğü iddia edildi!


Yahudi kavimleri tarafından binlerce yıl önce Etiyopya’ya götürüldüğüne inanılan sandığın kısa süre sonra basına tanıtılacağı tahmin ediliyor.

Hz. Musa’ya Tanrı’nın gönderdiği 10 Emir yazılı tabletlerin konulduğuna inanılan ve bugüne kadar binlerce filme, kitaba ve komplo teorisine konu olan “Ahit Sandığı” yüzyıllardan beri kayıp.

Sandığın iyileştirici ve sonsuz güce sahip olduğuna, dünyanın sonundan az önce Mesih tarafından ortaya çıkarılacağına inanılıyor.

Ancak binlerce yıl önce Kudüs’teki Süleyman Mabedi’nde saklanan sandık daha sonra kayboldu.

Son olarak Ahit Sandığı’nın Etiyopya’da olduğu iddia edildi. İtalyan haber ajansı Adnkronos’a göre Etiyopya Ortodoks Patriği Abune Pauolos, bu hafta Vatikan’ı ziyaret etti ve Papa 16’ncı Benedict ile gizli bir görüşme yaptı. Patrik, açıklamasında “Onu bulduk. Sandığı gözlerimle gördüm. En kısa zamanda dünyaya açıklayacağız” diye konuştu.

Yahudi kavimleri tarafından binlerce yıl önce Etiyopya’ya götürüldüğüne inanılan sandığın kısa süre sonra basına tanıtılacağı tahmin ediliyor.

 Sandık Indiana Jones serisinin ilk filmi “Kutsal Hazine Avcıları”na da konu olmuştu. Filmde Nazi subayları sonsuz güç için sandığı arıyorlardı.

On Emir

( Klasik İbranice: Aseret ha-Dvarîm, İbranice: Aseret ha-Dibrot, Latince: Decalogus), dini inanışa göre, Musa'ya Sina Dağı'nda Tanrı tarafından 2 taş tablet üzerinde verildiği söylenen bir dizi dini ve ahlaki yaptırımlardır. Emirler, Tevrat Çıkış (Exodus) / Bap 20'de yer almaktadırlar:

1 - Karşımda başka ilahların olmayacak.
2 - Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın, yahut aşağıda yerde olanın, yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın, onlara eğilmeyeceksin ve
onlara ibadet etmeyeceksin.
3- Yehova'ın Rab'in ismini boş yere ağıza almayacaksın.
4 - Sebt gününü takdis etmek için onu hatırında tutacaksın. Altı gün işleyeceksin ve bütün işini yapacaksın, fakat yedinci gün Allah'ın Rab'e Sebttir. Sen ve oğlun ve kızın,
kölen ve cariyen ve hayvanların ve kapılarında olan garibin hiçbir iş yapmayacaksınız. Çünkü Rab gökleri, yeri ve denizi ve onlarda olan bütün şeyleri altı günde yarattı.
5 - Babana ve anana hürmet edeceksin.
6 - Katletmeyeceksin.
7 - Zina etmeyeceksin.
8 - Çalmayacaksın.
9 - Komşuna karşı yalan şehadet etmeyeceksin.
10 - Komşunun evine tamah etmeyeceksin, komşunun karısına, yahut kölesine, yahut cariyesine, yahut öküzüne, yahut eşeğine, yahut komşunun hiçbir şeyine tamah
etmeyeceksin.

Kuran'da 10 Emir

Evamir-i Aşere de denilen 10 emir, Kuran'da Bakara suresi 83-84. ayetlerde anlatılır:
83. ayet: "Bir vakit İsrailoğullarından söz alıp: 'Allah'tan başkasına ibadet etmeyin. Anaya babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel muamele edin, insanlara tatlı söz
söyleyin, namazı hakkıyla eda edin, zekatı verin" demiştik. Sonra pek azınız hariç sözünüzden döndünüz. Hala da yüz çevirmektesiniz."
84. ayet: "Hani sizden, birbirinizin kanını dökmeyin, birbirinizi ülkenizden çıkarmayın diye söz almıştık, siz de bunu kabul etmiştiniz. Buna siz de şahitlik edersiniz."

AHİT BOZULDU !!!

Sene 2009 - İnsanoğlu ile Tanrı arasında yapılan antlaşma , varoluşundan binlerce yıl sonra tamamen bozuldu. Tüm maddeleri teker teker ihlal edilen antlaşmanın yerini KAN - ŞİDDET - TERÖR - ZULÜM VE ADALETSİZ bir dünya düzeni aldı.

Peki ne olacak ? Şimdi ne olacak ? Tanrı bu konuda defalarca söz almamışmıydı ? Defalarca bağışlamamışmıydı ? Durmadınız, usanmadınız, Ahiti ihlal etmekten vazgeçmediniz ! Ve işte sizin yarattığınız Kahpe dünya ? Ahit yerle yeksan oldu. Peki ya şimdi ? Yaptıklarınız yanınıza kar mı kalacak, ne sanıyorsunuz ? Değersiz ve aciz hayatınızla yeryüzüne hükümdar mı oldunuz ? Yanılıyorsunuz...

HESAP VAKTİ GELDİ...

Tanrının vaadi ve hesap vakti çok yakın... Tarihin derinliklerinde gömülü ve arkalarında iz bile bırakmadan Helak edilen binlerce kavim şahittir ki sizin de sonunuz yakın... Eyy Zalimler ordusu,  yeryüzündeki hiçbir sığınağın veya hiçbir kuvvetin sizi ondan koruyamayacağı ADALET GÜNÜNE hazır olun... O gün ki , şu an kendini ilah zannedenler, peygamber ilan edenler, padişah kesilenler, kul hakkı yiyenler  tüm yetkilerini kaybedecekler...

Yüreği temiz sevgi dolu olanlar korkmasın, onlara uzanacak bir el olmayacak...
Güzel günler çok yakın, ADALET GÜNÜ çok yakın...
Hazır olun...
Yeni Çağ başlıyor...

MAİDE SURESİ

35 Ey iman edenler! Allah'ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O'na varmaya vesîle arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa erebilesiniz.

36 Küfre batanlar var ya, yeryüzündekilerin hepsi ve yanında bir o kadarı kendilerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye verseler, onlardan bu bile kabul edilmez. Korkunç bir azap vardır onlar için.

37 Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkamayacaklardır. Onlar için tepelerinden hiç inmeyecek bir azap vardır.

SoNKoRSaN - MiSTiK KRaL

Google Destek ( on emir, kutsal ahit sandığı, Hz Musa, 10 emir, ten commands, kıyamet, kehanet, 2012, Kutsal Ahit Sandığı bulundu mu ? )


Kutsal Ahit Sandığı

 İÖ 13. yüzyıl?
 İsrail

Ve vaki olurdu ki, sandık göç ettiği zaman Musa derdi: Kalk, ya Rab ve düşmanların dağılsınlar ve senden nefret edenler senin önünden kaçsınlar. Ve konduğu zaman derdi;

Ya Rab, İsrail’in on binlerce binlerine dön. SAYILAR 10: 35-36

Eski İsrail tarihçelerinde Kutsal Ahit Sandığı, pek çok rolü üstlenmiş muamma bir olgudur. İsrailoğulları Mısır’dan çıktıktan hemen sonra çölde yapılan Kutsal Ahit Sandığı, Tanrı’nın Sina Dağı’nda Musa’ya verdiği Ahit Levhaları’nın taşındığı kutuydu. Levhalar ve onların içinde bulunduğu sandık böylece Tanrı ile İsrailoğulları arasındaki ahdin

tanıklığıydı. Tanrı’nın kesin buyruğu üzerine (Çıkış 25: 10) sandık akasya ağacından yapılmıştı, uzunluğu iki buçuk, eni bir buçuk ve yüksekliği de bir buçuk arşındı, içi ve dışı saf altınla kaplıydı ve üzerinde altın pervaz vardı.

Altın kapağının üstünde kanatlarıyla sandığı koruyan iki çocuk melek vardı. Sandığın kenarındaki halkalara, akasya ağacından, altın kaplama sırıklar takılır ve sandık bu sırıklarla taşınırdı. Kollar sandığın halkalarında takılı kalır, ondan ayrılmaz ve Tanrı’nın verdiği şehadet sandığın içinde saklanırdı. Sandık gidilen her yere taşınacak ve kamp kurulduğu zaman tam orta yerde bulunan, halis altın iplikle dokunmuş ve “Kefaret Örtüsü” de denilen bir örtünün altında korunacaktı.

Çıkış 25: 22'de Tanrı Musa’ya şöyle der: “Ve seninle orada buluşacağım ve seninle Kefaret Örtüsü Üzerinden, Kutsal Ahit Sandığı üstündeki melekler arasından söyleşeceğim.” Bu nedenle sandık kimi zaman Tanrı’nın ayak taburesi ve kimi zaman da Merhamet İskemlesi olarak görülür.

İsrailoğulları’nı Kenan ülkesine götüren ve oraya vardıktan sonra Eriha’nın düşüşünde aracı olan sandıktı. Sandık kendi başına da savaşabilirdi ve bir keresinde Ebenezer Savaşı’nda Filistinliler tarafından ele geçirildiğinde sahte bir putu parçalamıştı. Hatta kendisine izin verilmeden dokunan bir İsrailoğlu’nu bile öldürmüştü.

Kutsal Ahit Sandığı daha sonra Kral Davud tarafından Kudüs’e getirildi ve daha sonra Süleyman tarafından yeni tapınağının en kutsal yerine yerleştirildi. Sandık milletin en değerli ve önemli malı ve atalarının Tanrı ile girdiği özel ahit ilişkisinin güçlü bir hatırlatıcısıydı.
 
Kutsal Ahit Sandığı, geleneksel olarak savaşlarda taşınırdı. Jean Fouquet’nin (1425-80) bu tablosunda sandık, Eriha çevresinde dolaştırılarak İsrailliler’in kenti ele
geçirmelerine yardımcı oluyor. (Sağda) Suriye’de Dura-Europos’ta 3. yüzyıldan kalma sinagogdan bir freskte Filistinliler sandığı gönderiyorlar.

Sandığın tekerlekli bir araba üzerindeki klasik görünümü: Celile’de Kafernaum’daki sinagogda 4. yüzyıldan kalma bir röliyef. Sandık burada kaplama kapılı, kenarları sütunlu bir Bizans tapınağı olarak betimlenmiş.

SANDIĞIN AKIBETİ

Ancak bu, Kutsal Ahit Sandığı’nı saran mistikliğin yalnızca başlangıcıdır. Zaman boyunca farklı kültürel geçmişten insanların hayallerine hâkim olan Sandık efsanesi âdeta canlı bir durum almıştır.

Çok kimse sandığın Babilliler’in Kudüs’ü İÖ 587/6'da ele geçirip yıktıkları zaman yok edildiğine inanır. Ancak daha sonraki yıllarda Hahamlar, sandığın kaderi hakkında farklı görüşleri benimsemişlerdir. Peygamber Yeremya’nın sandığı Nebo Dağı’na sakladığına, Kral Yeşua’nın (İÖ 639-609) Tapınak Dağı’nın bir mağarasına gizlediğine, Kral Yehoaş’ın Babil’e sürgüne giderken yanında götürdüğüne inanılır. En garip inanç da sandığın sunak ateşi için odunların depolandığı odun sundurmasının altına saklanmış olduğudur.

 Roma’da Titus Kemeri’nden röliyef. Muzaffer Roma askerleri 70 yılında Kudüs’ü yağmaladıktan sonra tapınak eşyalarını götürüyorlar. Son zamanlardaki bir kurama göre sandık, Romalılar tapınağı yakmadan önce Lût Gölü kıyısındaki Kumran’a kaçırılmıştır. (Sağda) İÖ 9.-8. yüzyıldan kalma küçük bir fildişi panoda bir sfenks. Belki de sandığı koruyan melekler buna benziyorlardı.

Diğer başka garip inanışlar da vardır. Diğer pek çok şeyin yanı sıra sandığın Tapınak Dağı’na döneceği ve Mesih Çağı’nı kabul için yapılacak yeni bir tapınağın en kutsal yerine yerleştirileceğine inanılmaktadır. Eski Arap vakanüvisleri sandığın Arabistan’da güvenli bir yere götürüldüğünü yazarlar. Tapınak Şövalyeleri, Haçlı Seferi sırasında Kudüs’ü ele geçirdiklerinde sandığı aramışlar ama bulamamışlardır. Yine sandığın Vatikan mahzenlerinde saklandığı iddia edilmiştir.

Bazıları onun Mısır Firavunu Şişak (Şoşenk olarak da bilinir, İÖ 945-924) Kenan ülkesine girdiğinde götürüldüğünü düşünürler. Yakın zamanlarda ileri sürülen bir kurama göre Romalılar 70 yılında ikinci tapınağı yaktıklarında sandık yeraltı tünellerinden otuz kilometre ötedeki Kumran civarına taşınmıştır ve hâlâ orada gömülüdür.

Bir başka efsaneye göre sandık, tapınağa yerleştirildikten hemen sonra çalınmış ve Kral Süleyman ile Seba Kraliçesi’nin oğlu Menelek tarafından Habeşistan’a götürülmüştür. Habeşistan’daki Falaşalar, sandığa Habeşistan’a götürülürken eşlik eden Yahudiler’in soyundan geldiklerini iddia etmektedirler.

Habeş hükümdarının geleneksel unvanlarından biri de “Yahuda Aslanı”ydı ve eski Habeş kraliyet ailesi Davud ile Süleyman’ın soyundan geldiklerini iddia ederlerdi. Habeş Kilisesi yüzyıllardır sandığın kendi aralarında saklı olduğunu söylemiştir.

Kutsal Ahit Sandığı efsanelerinin esrarı ne olursa olsun, özgün sandığın Musa’nın zamanından günümüze kadar 3000 yıldır kalmış olması mümkün değildir. Büyük bir olasılıkla sandık, Babilliler İÖ 587 yılında Kudüs’ü ele geçirip Süleyman tapınağını yerle bir ettikleri zaman imha edilmiştir.

AHİT BOZULDU !!!

Sene 2009 - İnsanoğlu ile Tanrı arasında yapılan antlaşma , varoluşundan binlerce yıl sonra tamamen bozuldu. Tüm maddeleri teker teker ihlal edilen antlaşmanın yerini KAN - ŞİDDET - TERÖR - ZULÜM VE ADALETSİZ bir dünya düzeni aldı.

Peki ne olacak ? Şimdi ne olacak ? Tanrı bu konuda defalarca söz almamışmıydı ? Defalarca bağışlamamışmıydı ? Durmadınız, usanmadınız, Ahiti ihlal etmekten vazgeçmediniz ! Ve işte sizin yarattığınız Kahpe dünya ? Ahit yerle yeksan oldu. Peki ya şimdi ? Yaptıklarınız yanınıza kar mı kalacak, ne sanıyorsunuz ? Değersiz ve aciz hayatınızla yeryüzüne hükümdar mı oldunuz ? Yanılıyorsunuz...

HESAP VAKTİ GELDİ...

Tanrının vaadi ve hesap vakti çok yakın... Tarihin derinliklerinde gömülü ve arkalarında iz bile bırakmadan Helak edilen binlerce kavim şahittir ki sizin de sonunuz yakın... Eyy Zalimler ordusu,  yeryüzündeki hiçbir sığınağın veya hiçbir kuvvetin sizi ondan koruyamayacağı ADALET GÜNÜNE hazır olun... O gün ki , şu an kendini ilah zannedenler, peygamber ilan edenler, padişah kesilenler, kul hakkı yiyenler  tüm yetkilerini kaybedecekler...

Yüreği temiz sevgi dolu olanlar korkmasın, onlara uzanacak bir el olmayacak...
Güzel günler çok yakın, ADALET GÜNÜ çok yakın...
Hazır olun...
Yeni Çağ başlıyor...

MAİDE SURESİ

35 Ey iman edenler! Allah'ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O'na varmaya vesîle arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa erebilesiniz.

36 Küfre batanlar var ya, yeryüzündekilerin hepsi ve yanında bir o kadarı kendilerin olsa da kıyamet gününün azabından kurtulmak için hepsini fidye verseler, onlardan bu bile kabul edilmez. Korkunç bir azap vardır onlar için.

37 Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkamayacaklardır. Onlar için tepelerinden hiç inmeyecek bir azap vardır.

SoNKoRSaN - MiSTiK KRaL

Google Destek ( on emir, kutsal ahit sandığı, Hz Musa, 10 emir, ten commands, kıyamet, kehanet, 2012, Kutsal Ahit Sandığı bulundu mu ? )

 

« Önceki ::